Bir arabadaydık
Amcamdı soran “ Bunu niye getirdiniz “
Halam hemen atladı ordan “ Yooog Pınar bu Pınar çocuk gibi değil “ Pınar çok akıllı demişti . Halam benden daha çok beni seviyordu tanıyordu. Bi de amcama kızdı konuşma diye
Abla yani ne diye bir çocuk aldınız yanınıza ne gerek var durmaz
Halam yine dedi ki
Pınar çocuk gibi değil o öyle değil
Her akşam halamla yürüyüşe çıkıyorduk dondurma yiyorduk
Oradaki evlere bakıyorduk
Ben ona mimar olacağım diyordum
İnanıyordu bana ay bana da ev yap diyordu
Nenem Zekiye de beni o kadar çok seviyordu ki canını istesem verirdi
Ben bunca yıl hep dedim ki kendime neden hiç çocukluk anım yok
Neden geçmişi hatırlamıyorum
Ama tek bir anım var mutlu olarak hatırladığım
Halam ben ve babaannem üçümüz Bursa’ya kaplıcaya gitmiştik
Benim çocukluğum ile ilgili en mutlu olduğum anım o günler
Beni çok sevmişlerdi
Halam beni amcama savunmuştu
Halam benim Mimar olacağıma inanmıştı kaplıca otelindeki diğer insanlara anlatmıştı bir de bana dondurma almıştı
Nenem Bana para vermişti ama benim için herşeyden önemli olan halam beni o kadar çok seviyordu ki bir de o kadar çok güveniyordu ki
Ben kendimi ilk kez orada onunlayken çok mutlu hissetmiştim
İşte ben tam 44 yıl çocukluğumda en mutlu olduğum anı bulmak için ne kadar da zorlanmışım
Benim çocukluğumun en en en mutlu anı
Nejla Halam ile Bursa ili çekirge ilçesindeki çok basit bir otelde kaplıcada nenemle havuza girip onların sonsuz sevgi dolu umut dolu bakışları ile kendime inanmaktı
O günlerden sonra benim o kadar güvende hissettiğim bir an olmadı
